Türkiye’nin sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan günü vefat yıldönümüydü. Ailesi, yakınları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul Topkapı’daki Anıtmezarda anıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özal’ın kabri başında Kur’an okudu. Ülkemiz için birçok yeniliğe imza atan rahmetli Turgut Özal ile Anavatan Partisinin 6 Kasım 1983 yılında tek başına iktidar olduğu, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı döneminde kendisi ile yakın ilişkiler içinde bulunan (siyasetçi ve Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sıfatımla) biriyim.

Rahmetli Özal ülkemizi dünyaya açan serbest piyasa ekonomisi ile tanıştıran liderdi. 1983’te başbakan olan Turgut Özal 31 Ekim 1989 yılında Cumhurbaşkanı olarak 17 Nisan 1993 yılında vefat edene kadar ülkeyi başarı ile yönetmişti. Hem de 12 Eylül 1980 darbesinin yarattığı ortamda.

ANILAR ANILAR

Rahmetli Turgut Özal’ın başbakanlık döneminde rahmetli Ersan Atılgan’ın ANAP İl Başkanı olduğu dönemde şimdiki Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin rahmetli babası Ekrem Pakdemirli Manisa Milletvekili olarak kabinede Ulaştırma Bakanıydı. ANAP döneminde Manisa’nın havası Başkentte iyi idi. Sık sık Ankara’ya gittiğimizde Ekrem Pakdemirli’nin forsu ile çok işlerimizi şipşak hallederdik. Ekrem Pakdemirli Turgut Özal’ın çok ama çok yakınıydı. Abi kardeş gibiydiler. Manisa siyasetinin o yıllarda Başkentte patronu Ekrem Pakdemirli idi. Manisa’nın valisi de Rafet Üçelli’ydi. Genel seçimler yaklaşmış aday tespitleri yapılmaya başlanmıştı. Ankara’ya heyet halinde gideceğiz, Vali Rafet Üçelli’nin beni aradığı haberi iletildi. Hemen vilayete gittim. Vali Üçelli ile baş başa oturduk. Özel bir şey söyleyeceği belliydi. Çaylarımızı içtik. Valimiz Rafet Üçelli bana Anavatan Partisinden Manisa Milletvekili olmak istediğini bu talebi Sayın Özal’a iletip iletemeyeceğimi sordu. Ben de “Sayın Valim bu hafta Ankara’ya gideceğiz. Adaylıklar konusunda bizim fikirlerimizi alacak Başbakanımız Özal. Manisa heyetiyle görüşürken sizin arzunuzu söylerim” dedim. Yanılmıyorsam 29 Kasım 1987 Genel Seçim öncesiydi. Başbakan ve ANAP Genel Başkanı Turgut Özal illerden gelen il başkanlığı heyetlerini kabul ediyordu. 6 Kasım 1983 yılında seçilen milletvekillerinin durumu ve yeni milletvekili aday adayları üzerinde istişare ediyordu. Sıra Manisa’ya geldi. Rahmetli Turgut Özal hepimizin fikirlerini almaya başladı. Bana sıra gelince “Sayın Başbakanım Valimiz Rafet Üçelli milletvekili olma arzusunu bana iletti. Bu arzusunu da iletmemi söyledi” dedim. Manisa heyetindeki herkes Özal’ın ne diyeceğini merak ediyordu. Özal bana “Valine söyle, ben yeni hükümette yer alacak bürokratları belirledim. Hem valiler konak ve makam arabasını sever düz milletvekilliğini beceremez. Selam söyle, devlet hizmetine devam etsin” dedi. Toplantıdan çıktık. Özal’ın cevabını Manisa’da hemen hemen her gün bir araya geldiğim Vali Rafet Üçelli’ye nasıl anlatacağız diye düşünüyorum. Valimiz Üçelli de telefon bekliyor. Tabi kendisini aradım. Biraz sohbetten sonra konuya girdim. Talebini Başbakan Turgut Özal’a ilettiğimi söyledim. Valim “Ne dedi?” diye sordu. Ben “Başbakanımız Turgut Özal valine selam söyle devlet hizmetine devam etsin dedi” dedim ve iyi günler dileyerek telefonu kapattım. Başladım mendilimle yüzümdeki terleri silmeye. Vali Rafet Üçelli daha sonraki seçimlerde ANAP’tan aday oldu. Düşüş döneminde seçimi Manisa’da kazanamadı.

TURGUT ÖZAL’I MANİSA’YA GETİRDİK

Yıllar geçti Kenan Evren’in süresi doldu. 31 Ekim 1989 yılında Turgut Özal Cumhurbaşkanı seçildi. Kaç oyla biliyor musunuz? 292 ANAP milletvekilinin bulunduğu meclisten Turgut Özal 263 oyla Çankaya Köşküne çıktı.

Manisa Gazeteciler Cemiyeti belirli yıllarda başarılı gazeteci ve ülke çapındaki siyasetçilere ödül töreni düzenliyordu. Ali Filizkan, Aydın Besen, Nejat Tokbay ile kolları sıvadık. Ödül töreninin dikkati çekmesi için düşünmeye başladık. Ben arkadaşlarıma Tercüman Gazetesinin Tercüman olduğu, merkez sağın sesinin İzmir Temsilciliğini yapan Öcal Uluç’la görüşüp üstada durumu anlatıp Körfez krizindeki başarısından dolayı Cumhurbaşkanımıza ödül verme düşüncemizi anlatacağım deyip İzmir’e gittim. Öcal Uluç üstada durumu anlattım. Güldü. “Çok iyi düşünmüşsünüz” dedi. Ben de “Öcal abi iyi güzel de ödül törenine katılır mı?” dedim. Tercüman Gazetesinin İzmir Temsilcisi Öcal Uluç’un o gün keyfi yerindeydi. O zaman Tercüman Gazetesinin de muhabiriydim. Bana dedi ki “Tam zamanında geldin. Bu akşam Efes Otelinde Cumhurbaşkanı Özal’ın genel sekreteri büyükelçi Kaya Toperi ile buluşacağım. Beraber iletiriz” dedi. Dedi de ben yerimde duramıyorum. Bir an önce akşamın olmasını bekliyorum. O zaman İzmir’de önemli konukların kaldığı tek oteldi Efes Oteli. Öcal Uluç hocamla Efes Oteline gittik. Güzel bir yaz akşamıydı. Efes Otelinin akvaryumlu havuzun yanındaki masaya oturduk. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Genel Sekreteri Büyükelçi Kaya Toperi ile Öcal abim hoş sohbetten sonra beni tanıştırdı. Kaya Toperi’ye dedi ki “Manisa Gazeteciler Cemiyetinin Başkanı, benim de muhabirim. Ege Bölgesinde önemli olaylara onu gönderiyorum. Süleyman Demirel’in Ege gezisinde Tercüman Gazetesinin muhabiri olarak çok özel haberler yaptı. Kendisine çok güvenirim” dedi ve Kaya Toperi’ye “Cemiyet olarak Cumhurbaşkanı Özal’a Körfez krizindeki başarısından dolayı ödül vermeyi uygun görmüşler. Cumhurbaşkanı nasıl karşılar?” dedi. Cumhurbaşkanı Özal’ın Genel Sekreteri “Çok memnun olur, kendisine ileteceğim. Ne zaman yapmayı düşünüyorlar?” diye Öcal abiye sorunca bendeniz “Efendim Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın belirleyeceği tarihte yaparız” dedim. Yemek bitti ayrıldık. Öcal abi “Bu işi bitmiş bil, Kaya Toperi benim mülkiyeden arkadaşım” dedi. İçim içime sığmıyordu. Manisa’ya döndüm. Arkadaşlarıma “Cevap verecekler” dedim. Arkadaşlar senin yorumun ne dediler. “Öcal Uluç elinden geleni yapacağını söyledi” cevabını verdim.

Manisa Gazeteciler Cemiyeti olarak Türkiye’de Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın davetimizi kabul ettiğinde ülke çapındaki havamızı düşünüyorum. Bir hafta sonra Öcal Uluç aradı “Hadi gözün aydın Kaya Toperi aradı. Ödülden dolayı teşekkürlerini iletiyor. Törene katılacak” dedi. Sevinçten elimden telefonu düşürecektim. Hemen Nejat Tokbay, Ali Filizkan, Aydın Besen, Yüksel Gördes’i topladım “Cumhurbaşkanı Turgut Özal Manisa Gazeteciler Cemiyetinin ödül törenine katılıyor” dedim. Hepimiz sevindik. O zaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı rahmetli Mustafa Çapra, Genel Sekreter de Ahmet Kurşun’du. Birlikte hazırlıklara başladık ve Manisa Gazeteciler Cemiyeti olarak Türkiye’nin sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı Manisa’da Vali Rafet Üçelli döneminde misafir ettik. Cumhurbaşkanı Özal cemiyetimizin üyesi olan başarılı gazetecilere ödüllerini dağıttı. Ben de rahmetli Özal’a ödülünü takdim ettim. TRT Manisa Gazeteciler Cemiyeti’nin ödül törenini canlı verdi. Cumhurbaşkanı Turgut Özal da 45 dakikalık bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile o gün yan yana yürüdük, beraber oturduk. Böyle bir ödül vermemizden dolayı mutluluğu yüzünden belli oluyordu. Bana da teşekkür etti. Bilen bilmeyene bildirin, Manisa Gazeteciler Cemiyetinin gücü ve fonksiyonu ülke çapında yankı uyandırmıştı. Yıllar sonra Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümünü Bodrum’da öğrendim. Hemen Ankara’ya gittim. Cenaze törenine Aydın Besen ile katılmıştık. Nur içinde yatsın. Özal’ın hizmetleri unutulmaz. O yıllarda Özal’ı Türkiye çapında gazeteciler cemiyetine getirmek Manisa’ya nasip olmuştu.