16 Ağustos 2018 Perşembe - 13:22:52

SON DAKİKA

ZAMPİYON TÜRKİYE !

ENİS ÇANLI

14 Aralık 2017 Perşembe | 455 Okunma


Biz yazalım da,isterseniz inanmayın!Size kalmış.

  Malum,2018 bütçesi,sözüm ona mecliste görüşülüyor,tartışılıyor.

  Ülkeyi,içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntılardan,Kudüs 

ve görevden alınan CHP'li B. Başkanları kurtaracak ya,bütçe 

falan,hiç kimsenin umurunda değil!

 

       BREH   BREH! NELER OLMUŞ,HABERİMİZ YOK!

  İhracat rekoru kırmışız?(İthalat rekoru,neden söylenmiyor)?

  Dünya kalkınma hızı rekoru da bizde(Yüzde 7.5).

  İşsizlik oranı azalmış(Yüzde 0.4).Tamamı yüzde 11.5.

  Sanayi kapasite kullanma oranı yüzde 2.3 artmış.

  Bütün sektörlerde(tarımda yüzde 2.5) yüzde 10.5 büyümüşüz.

  Yemin olsun,rakamların hepsi doğru!

  Peki bu olan,biten,halimiz ne?

***

 

  TUSİAD,MUSİAD,TOBB,bilumum STK'lar.

  "Bravo hükumet!helal olsun!"diyen var mı?

  Tık yok,tık!

  Herkes mırın kırın,suspus.Neden?

  Kendimi"felaket tellalı,münafık"gibi hissetmeye başladım.

 

 

         ATLAMAYALIM,G-20 REKORLARI DA BİZDE

  Kasım ayı sonu itibarı ile enflasyon yüzde 12.98 olmuş.

  Son 12 yılın rekoru..Yılbaşında yüzde 13.5 olacak..

  2 yıllık toplam devalüasyon tam yüzde 60.

  2017 yılı cari açık  42 milyar dolar .

  13 yıldan sonra ilk defa bütçe açığı oluştu.61 milyar TL.

  Dış borç stoku ulusal gelirimizin yarısı kadar.450 milyar dolar.

  Yurt içi bireysel(tüketici-kredi kartı) borç stoku,122 milyar dolar.

  Merkez Bankası döviz rezervi.Yüzde 17 azaldı. 

  Başka herhangi bir G-20 ülkesinde böyle bir kara tablo var mı?

***

 

  Madem her şey güzel ve de yolunda,neden Maliye,Ekonomi

bakanları ve de Başbakan iki de bir de,"merak etmeyin!2018'de işler

rayına girecek,daha iyi olacağız"diyorlar?

***

  Durumumuz maalesef bu."RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ"!

  Cumhuriyet tarihimizin en kötü ekonomik tablosu.

  Kısaca bunun adı "aşırı borçlanarak büyüme ekonomisi".

  Böyle bir ekonomi modelinde,yüzde 7.5 büyüme hızı çıkması 

son derece normal.Hatta az bile.Sevinmeyin!Umutlanmayın!

  Çünkü,borç azalacağına,çoğalıyor.Esas felaket bu!

***

  Sıcak para gelişinde azalma,gıda ithalatında dövize bağlı fiyat 

artışları,terör savaşı,Suriye operasyonları ve sığınmacılar derken, 

ipin ucu kaçtı.Sıkıntı halka da yansıdı.

  En sonunda da "askeri yatırımlar"adı altında,Rusya'dan ilk defa

nakit kredi de alıyoruz.

***

  Nasıl ki 15 temmuzda,ordu tankları halkın üstünden geçti.

"Ekonominin tankları" da,ailelerin üzerinden ezip,geçiyor.

 

           2018'DE NELER Mİ OLUR?

  Döviz,altın,borsada anormal iniş,çıkışlar olmaz!Fırtına şimdilik

azaldı.Ama,hasar çok.Tamiri de ancak, "acı reçete"ile.

  İç tüketim piyasasında ve direkt tüketim malları ithalatında,

talep daralması mutlaka olacaktır!Zaten olursa da iyi olur.

  Eğer sıcak para bulursak,kredi notumuz da düşmez!

  İnşaat,gayrimenkul sektöründe, kriz resmen geldi.

 

         EKONOMİDE BASİT HESAP

  Uluslararası ekonomik ilişkilerde, dolar kullandığımıza göre, 

hesabımızı da ABD verileri ve dolar üzerinden yapmamız gerekiyor.

  ABD'de enflasyon oranı yüzde 2.2.Faizler yüzde 1.75.. 

  Türk lirası dolar karşısında 3.83 katı küçüldü.

  Çarp 3.83 ile 2.2'yi,eder 8.42.Yani reel enflasyon oranımızın yüzde 

8.42 olması gerekir. Öyle mi? Elbette değil!

  4.5 puan daha fazla olması(yüzde 12.98),işte o cari döviz ve bütçe  

 açığından,ve de banka-faiz oranlarındaki yükseklikten kaynaklanıyor.

***

  Size başka bir hesap..

  G-20(bizi hariç tutun),yıllık enflasyon ortalaması yüzde 2.4...

  Faiz oranları ortalaması ise,yüzde 3.1..

  G-20 üyesi Türkiye'de ise,tam 5 katı..

  Enflasyon yüzde 14,gecelik borçlanma faizi yüzde 15.5... 

  "İyi ekonomi"bu mu?

 

                "REİS EKONOMİSİ"

  Gelelim esas meseleye..

  Serbest piyasa ekonomisi,böyle olmaz.Böyle yönetilemez!

  Ülkede her alanda yatırım,"yardım et,destek ol devlet baba"

tarzında yapılırsa,üretim ve ticaretin adı da,"kıstırdım mı,öperim"

şeklindeyse,ekonomi bu yükü kaldıramaz!

  Mevcut piyasa koşullarına ne sektörel üreticilerin,ne de 

tüketicinin ayak uydurması mümkün değil.

***

  Süratle ve özellikle de gıda sektörüne,devlet müdahalesi şart.

  Tabii tarım bakanı tıp doktoru olunca,reçetede yanlış yazılıyor.

  Radikal tedbirler lazım.

  Lakin hükumetin yaptığı,ithalat fon ve vergilerini kaldırmak,ya da 

KDV oranlarını sıfırlamak.Acemi işi."Kolaycılık ekonomisi"..

  Bunların hiç birisi kalıcı çözüm değil.Aracıya ve spekülatörlere,

yani piyasa aktörlerine yarıyor.

 

       DEVLET SOYULUYOR!

  Devlet çiftçi ve üretici destekleri konusunu,tekrardan bir ele almalı.

  Yapılan her parasal destek,teşvik ve prim, çiftçi-üretici haricindeki 

ellere geçiyor.

  Anında,bir örnek vereyim.

  Devlet çiftçiye buğdaya,kiloda 5 krş.prim mi verecek.Fabrikacı veya 

tüccar anında 5 krş. daha düşük fiyat veriyor.Birde utanmadan,"ya 

nasıl olsa sen devletten o 5 krş.'u alacaksın"diyor.

  Ne anladı üretici bu işten?Para kimin cebine girdi?

  Dosya hazırla,Z.odası,ilçe tarım,bağış makbuzları,borsa kesintileri,

aylar sonra devletten prim gelecek diye bekle.

  Çaresi var!

  Lakin Ankara'da bu konulara çözüm üretecek "adam var mı",

diyecek olursanız,o biraz şüpheli.Çünkü neyi,nasıl yapacaklarını,

gerçekten bilmiyorlar.

  Ne oldu kırmızı et işi?Et ucuzladı mı?Satılan eti gördünüz mü?

  Ayıp! Kimse,kimseyi kandırmasın. 

 

        ÇÖZÜM BASİT AMA, SAHTEKARLIK OLMAZSA!

  Yaş sebze ve meyvede, kırmızı ette ve de özellikle bakliyat ve

hububat,un ve şeker gibi evlerin temel gıda ana kalemlerini kapsayan

satışlar için,devletin acilen,çok hızlı bir şekilde belediyeleri,bu ticari 

alışverişin içine sokması lazım.

  Çeşidi ve kalemi az,"devlet destekli belediye TAN-SA"lar açılsın,

bak nasıl pazarcısı,esnafı,marketi,hipermarketi hizaya geliyor,görelim!

  Et-Süt kurumu,Toprak Mahsülleri ve direkt üreticiler ile belediyeler 

müşterek bir çalışma ile ambalajlı,hijyenik, topluma en azından 

aracısız,ucuz gıda yedirme konusunda nefes aldırabilirler.

 

    YAPMADIĞIMIZ VEYA BİLMEDİĞİMİZ İŞİ,ÖNERMEYİZ!

  İşletme-pazarlama okuyunca,hayatımızın bir evresinde de gıda 

sektöründe yöneticilik yapınca,uzun yıllardan beride baba mesleği 

çiftçiliği sürdürünce,heyecanımız depreşti sanmayın.

  Rahmetli İhsan Alyanak Tansaş'ı,yine rahmet olsun,Ahmet Piriştina

Kipa'yı kurarken bir miktar çalışmışlığımız,mal alışverişimiz oldu.

  Ezbere konuşmuyoruz yani.....

ENİS ÇANLI

14 Aralık 2017 Perşembe | 455 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

"YAKMAYIN BOZDURUN"
GÜNDEM
MAGİDER Başkanı Ayberk Aloğlu, ABD'nin yaptırım kararıyla ilgili açıklamalarda bulundu, dolar yakanlara seslendi
15.8.2018

66

VESTEL DAHA ÇOK ÇALIŞACAK
GÜNDEM
Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan, Başkan Erdoğan'ın yaptığı iPhone boykotu açıklamasında halkı Vestel'e yönlendirmesinden gurur duyduklarını söyledi.
15.8.2018

54

KRİZ SİMSARLARINA İZİN YOK!
GÜNDEM
Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) ekonomik savaşı fırsata çevirmeye çalışan yerli malı üreticilerine karşı mücadele kararı aldı
15.8.2018

89

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks