20 Kasım 2018 Salı - 15:30:00

SON DAKİKA

VIZILDANMA, KONUŞ

ENİS ÇANLI

8 Kasım 2018 Perşembe | 318 Okunma

Nasıl bir genetik yapımız var, bilmiyorum. Emin olduğumuz bir konuda bile derdimizi anlatmaktan veya hakkımızı aramaktan aciziz.

  Ama vızıldanma, sızlanma, hakaret, küfür, şeklinde arkadan verip, veriştirme konusunda da bizler kadar becerikli başka millet var mı, onu da bilemem!

  Bahane de hazır.

"Konuşursam ortalık birbirine girer, sallanır, yok söylemem, başımı belaya sokmaya niyetim yok, tıkarlar içeriye".

  Kapat o zaman çeneni, gevezelik etme!

  Dünyada işçisi davul-zurna ile grev yapıp, hak arayan hangi ülke var acaba? At göbeği, çek halayı, al zammı, öyle mi? Çiftçisi, esnafı "nerde bu devlet, nerde hükümet" diye feveran eder. Zannedersin bir anda kör oldular. “Arama, gel kardeşim, yetkilisine durumu izah edelim" der yola çıkarsın, dön arkana bak kimse kalmamış. "Nereye kayboldunuz yahu" deseniz, "işim çıktı, gitmek zorunda kaldım, bari sen anlatsaydın" diyecek kadar yoz insanlarız. Üzerinden 650 sene geçmiş. Nasrettin’in hocanın Timurlenk fıkrasına bile konu olmuş, hala aynı noktadayız, iyi mi.

    YENİ MODA KARAKTERLER

  Özellikle Özal'lı yıllarda başlayan, ticari, siyasi ve sosyal hayatta zaman içerisinde hız kazanan bir takım karakter değişiklikleri, giderek çoğaldı.

  Yalaka sayısı çok arttı. Falanca mühim şahsiyetle “niye ben kötü olayım, bana ne ya, başkası söylesin" diyenlerin hattı hesabı yok. Bir gün işi düşerse, kapı aralık kalsın imiş. Şeytan hesabı.

  Ticarette yalan mubahtı, şimdi de kar etmenin anahtarı oldu, zorunlu hale geldi. Herkesi aptal, enayi, et kafalı gibi görüp, davranan, kendisini ise alemin en akıllı, zeki, duruma göre cingöz kişisi konumunda zannedenlerin sayısının hesabını tutmak zorlaştı.

  Ticarette, işletmecilikte yalan söylemelere, ayak oyunlarına, "tefecilik" de eklendi. Hem de yıllardır. Bunu dillendirenlere “ispat et, belgen var mı” deseler, minare kılıfa girmiş bile. Neymiş? “Bankadan alsa imiş aynı faizi ödeyecekmiş”. Üstelik bunu yaparken gelişen teknolojik araçlarla yalanının ortaya çıkacağını bile, bile yapar hale geldiklerini “üç maymunlar” bile görmüyor. Oysa yaşadıkları şehrin sanıldığı kadar hiçte büyük olmadığını düşünmeden, foyalarının çıkacağını hesaplamadan, yüzüne "ne haber bey", arkasından her türlü aşağılayıcı ifadelerin söylendiğini de bilerek.

       BİZ BAKALIM KENDİ İŞİMİZE

  Yaklaşık 140 gün sonra seçim var. Adaylar ve parti yöneticileri haricinde ekonomik çalkantıları yaşadığımız şu günlerde, hiç kimsenin kendi işinden başka bir şeyi düşünmemesi lazım. Doğrusuda bu.

  Lakin, şehrin arazi, arsa, toprak, imar, rant fareleri işbaşında. Hemşerilerimizi yabana atmayalım. Aldıkları tarlayı önce imara, sonra arsaya, daha sonra da konuta çeviren "akıllı iş adamlarımızın" uyumadığını, harıl, harıl kulis işlerine "dört elle" sarıldıklarını iyi bilin. Ama onlarda şunu iyi bilsinler: Dört elle sarıldıkları rantları, dört kollu ile giderken arkalarından çok söyleyen, dillendiren oluyor, unutmasınlar.

  Yani kısacası "hacı, hacıyı Mekke'de, muhterem kardeşlerimiz birbirleri bir dakika da belediye lafının geçtiği yerde buluyorlar".

      RAKAMLAR VE ÇUVALA SIĞMAYAN MIZRAKLAR

  Döviz hareketlerindeki geri gelişler sayın cumhurbaşkanımızın söylemlerini doğrular nitelikte çıktı. Milletçe son rakamlara sevinir olduk. Eşeği kaybedip, bulma sevinci gibi. Siz öyle sanın.

  Bugün 9 Kasım 2018. Dolar 3.55’ler Tl. seviyelerinde. 9 Kasım 2017’de 3.88 Tl, 09 Kasım 2016’da 3.57 Tl. imiş.

  Hadi 7 liralar seviyelerine kadar çıkıp sonrada bugünkü noktasına gelmesini AB ve ABD finans çevreleri yaptı. Son bir yıldaki kur da yaklaşık 1.50 Tl. lik artışın faturasını kimlere çıkartmamız lazım?

  Aptal olmayalım! Bir yıllık devalüasyon, doların bu kadar geri gelmesine rağmen yüzde 38.5. Son iki yıllık toplam enflasyon ise yüzde 56.

  Bunun ekonomi dilinde tercümesi “Tl. cinsinden döviz dış borcun anormal artmış, her iki para birimi üzerinden borçlanma faizin ödeyemeyecek seviyelere çıkacak, konkordatolar, bile seni kurtaramaz” demektir. Bu ülkede üretip, ürettiğinin yüzde 80’ini ihraç etmeyen hiçbir sanayicinin baş ağrısı geçmez!

  Açıklanan resmi enflasyon yıllık bazda yüzde 27.5. Devalüasyon kaç tı? Yüzde 38.5. Aradaki yüzde 11’lik devalüasyon-enflasyon farkı buhar mı oldu? Elbette hayır!

  Hani cüzdan cebinde aşırı bir sıcaklık hissediyorsun ya, işte o ekstra farkı ilave hesap olarak sana, bana yüklediler. Damat-kayınpeder piyasayı “terbiye ediyorum, fiyatları düşüreceğiz” taktiği işte bunun için.

  

  

ENİS ÇANLI

8 Kasım 2018 Perşembe | 318 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

BÜYÜKŞEHİR 2019'DA HİÇBİR ŞEYE ZAM YAPMAYACAK!
SIYASET
Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel kurulunun ikinci oturumunda Manisa'ya müjdeli bir haber geldi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, "2019 yılında hiçbir şeye zam yapmıyoruz." dedi
19.11.2018

116

MABEM'İN ÖĞRETMENİNE BAKANLIK'TAN TEBRİK
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehzadeler MABEM'de Matematik öğretmeni olarak görev yapan Gözde Karapelit, öğrencilere karşı göstermiş olduğu ilgi ve alaka nedeniyle hem velilerce hem de Milli Eğitim Bakanlığı'nca takdir edildi
19.11.2018

98

CHP'Lİ VEKİLDEN BAKAN PAKDEMİRLİ'YE TJK SORUSU
SIYASET
Cuma günü görüşmelerine başlanan Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinde söz alan CHP'li Bekir Başevirgen, bütçenin yetersiz olduğunu iddia etti
19.11.2018

97

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks