19 Nisan 2019 Cuma - 07:32:35

SON DAKİKA

MASKİ ve DSİ

ENİS ÇANLI

9 Aralık 2018 Pazar | 606 Okunma

Belediye meclis üyeliği yapma talihsizliğinde bulundum. Talihsizlik diyorum, yapılmadık ve hala utandığım rezilliklere şahit oldum ki yazsam roman olur. Daha dönemimi kapatmadan 35 yaşında kalp krizi geçirip, bıraktım ve de kurtuldum, çok şükür.

  Baba rahmetli olunca, mesleği olan çiftçiliği ailem adına devralarak “baba ocağını tüttürmek” bana düştü.

  Bunları yazmamın sebebi hem belediyeci olarak hem de çiftçi olarak su ve sorunları hakkında engin bilgi dağarcığım oluştu. Uzmanı kadar olmasa da Manisa ilinin yer altı ve yerüstü su varlıklarını, rezerv alanlarını gözüm kapalı karış, karış anlatabilirim. Ayrıca suların yörelerine göre Ege Üniversitesi biyoloji laboratuvarına bizzat götürüp spesifik özelliklerini, çevre kirliliğinden kaynaklanan su kirliliklerini ve sebeplerini, sebep olanlarını ezbere söyleyebilirim.

                DSİ

  Meşhur bir tekerlememiz var.

  “Su akar Türk bakar”.

  Bu sözü 1950’li yıllarda Kızılırmak üzerinde hidroelektrik santrali kurulması için doğru yeri aramaya ülkemize gelen bir Alman mühendisin söylediği rivayet edilir.

  Lafı uzatmadan içimdeki acıyı sizlerle paylaşayım.

  Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura üstat, ANAP’tan ilk dönem belediye başkanı olduğunda DSİ İzmir Bölge Müdürü’nü ziyaret ediyor. İzmir’in kalıcı olarak su sorununu çözmek için üç projeyi devreye alıyorlar.

  Menderes ilçesinde Tahtalı barajı, Balçova’da diğer bir baraj, Manisa Nuriye’deki Sarıkız ve Muradiye’deki Göksu doğal kaynak suları.

  Şimdiki gibi o tarihlerde de Manisa’da iktidar ANAP partisi AKP gibi güya güçlü konumda.

  Bizim belediyecilik zamanımızda Gürle köyündeki kaynak suyunu cazibe yöntemi (kod farkından dolayı kendiliğinden) ile şehrimize akıtmak için iller bankasından alınan kredi ve döşenen borular resmen heba oldu. Çünkü belediyeden önce davranan organize sanayi, DSİ genel müdürlüğünden suyun tamamına yakınının kullanım hakkını almış, haberimiz yok, biz bakakaldık.

  Manisa’da bir araştırmada bizzat ben yaptırdım. Akhisar Akpınar mevkisinde bulduğumuz suyu getirtelim istedik, Akhisarlıların itirazı yüzünden o iş de kaldı.

  Su konusunda AKP zamanında Manisa’ya son darbeyi yine İzmir vurdu. Gördes çayının önüne baraj kurup o suyu da bizim “uyurgezer siyasilerin” gözleri önünde borularını ovaya döşeyip, aldılar, gittiler.

  Son olarak Demirci ilçemizde doğal olarak kendi çiftçisi için Demirci çayına sulama amaçlı baraj yapılıyor. Manisa ovasının su konusunda şah damarı Demirköprü barajına günümüzde gelen tek su, Uşak istikametinden, Gediz’den gelen atık sular. Koskoca güzelim ovayı suladığımız suya bakın, anlayın. 18 tane vali eskiten 45 yıllık Nif çayı rezilliğini yazmıyorum bile.

  Manisa belediyeciliği olarak bilebildiğim tek şey ılıca mevkisine ve Akpınar içine ilave sondaj kuyusu açmaktan başka hiçbir tedbir alınmadı. Üstelik Spil dağının kaya yapısından kaynaklanan hiç abartmıyorum, Türkiye’nin en kireçli suyunu tüketen şehir Manisa’dır. İnanmayan evinde su kaynattığı kap, kacak içine baksın yeter.

  Ne içme suyumuz var, ne de koskoca ovayı sulayacak suyumuz.

 

         GÜNAYDIN MASKİ!

  Hani 2050 yılına kadar Manisa’nın su sorunu yoktu? Nereden çıktı bu baraj muhabbeti?

  Bir barajın DSİ ve DPT’den başlayan projelendirme çalışmaları, siyaset, bakanlık, meclis, bütçe, tahsisat, ödenek, yapım derken kaç yıla ihtiyaç var, biliyor musunuz?

  Bu konular isale hattı yenileme çalışmalarına, basının karşısına çıkıp, “bak biz daha önce yetkilileri uyarmıştık” mazeretlerini söyleyerek kendinize pay çıkarmakla olmaz?

  Hadi size ilk soruyu ben sormuş olayım:

  Manisa ili hudutlarında debisi uygun, doğal, temiz hangi su kaynağı, dere, çay var da önüne baraj kuracağız? Öyle bir yer var mı, kaldı mı? Kuru dere yatağına mı kuracaksınız?

  Bütün dağ köylerine hayvan ve köy arazisi sulamak için göletler yapmakla övünüyorsunuz, nereden su gelecekte kuruyan dere yataklarına akacak, baraja ulaşacak?

  Bu ovanın tamamına yakın 20-50 metre derinlik arasında yoğun bir su geçirmez kil tabakası var. Onun altında ise yer altı su odacıkları ve gölleri. Onlar bizim geleceğiz idi, İzmir Göksu ve Sarıkız pompaları ile resmen suyumuzu “çalıyorlar”. Sular azaldıkça sondaj kuyuları derine indi. Kendiliğinden yüzeye çıkan sular 200 metrenin altında çekilmeye başlayınca da ağır metaller(arsenik, kurşun, civa, bor) gelmeye başladı. İzmir Karşıyaka halkına arsenikli sular içirildi. Borular yukarı çekildi. Şimdi kuyulara su geldikçe çekiyorlar. Şimdi ovanın altı boş vaziyette.

  Su dolu yatak görevi gören o yer altı gölleri boş veya suyu azaldı. Allah korusun bir büyük deprem olsa, tektonik çökmelerin oluşması nasıl önlenecek? Eğer ovada çiftçilerin derin kuyu pompaları bir kuraklıkta tam devreye alınırsa, Konya ovası gibi her yerde dev obrukların oluşması kaçınılmaz olacaktır.

  Ovada sulama amaçlı bilinçsiz sondaj kuyuları açıldı. 0-50 metrelerden su alınmaması için “kapalı boru” (filtresiz) olması gerekirken rahat su almak için açık filtreler konuldu. Kış hariç diğer mevsimlerde ağaçların canlı kalmasını sağlayan 0-50 metre arası tabakada biriken sular, (biz ona “üstün su” deriz), bu filtreler yüzünden aşağıda boşalan göllere, odacıklara toprakta hiç süzülmeden, yüzeyin tüm kirliliğini yer altı sularına karıştırıyor.

  Hangi bir rezilliğimizi anlatayım? Kirletmedik ne yer altı kaldı, ne de yerüstü.

  Bırakın baraj muhabbetini de, daire başkanınıza, belediye başkanınıza, milletvekillerinize şunu deyin:

  “efendim şu mısır tarımı yüzünden her sene fazladan bir demirköprü barajının yarısı kadar su heba oluyor. Ya açık kanal sulama sistemi yerine kapalı, branşman sistemi kurup, çiftçiye suyu paralı satıp, masrafını çıkartalım, su israfını önleyelim, ya da hızla konuyu bakanlıklara iletip, istenilen ölçekte katma değer üretmeyen mısır üretimini Manisa ovasında yasaklayalım”.

  Bu arada, sevgili MASKİ yetkilileri;

  Şehrimizin gerçekten 2050 yılına kadar hem temiz, hem de mevcut suyumuzdan daha kaliteli suya kavuşturacak rantabl, akılcı, masrafı düşük bir projemizi bir kenarlara not almıştık. Şimdi bunu buraya yazarsam birileri bu işi karıştırıp, ilçeleri birbirine sokar, yazamıyorum. Ama Manisa’nın sorunlarına kafa yoran birisi olarak ilgilisine açıklayabilirim.

  

 

ENİS ÇANLI

9 Aralık 2018 Pazar | 606 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

CAN GÜRKAN SERBEST KALIYOR
SIYASET
Soma Davası'nın tutuklu sanıklarından Can Gürkan hakkında şok bir gelişme yaşandı
18.4.2019

60

BAŞKAN ERGÜN İMARI ANKARA'YA GÖTÜRDÜ
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, seçim öncesi verdiği sözleri tutuyor… Başkan Ergün, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile imarı görüştü
18.4.2019

50

KADINLARA KAZANÇLI TİCARETİN ŞİFRELERİ ANLATILDI
GÜNDEM
MANİSA'nın Salihli Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TSO) düzenlenen konferansta, finans uzmanı Dr. Sevilay Suyabatmaz ve Mali Müşavir Süreyya Dönmez, sürekli kazanç için neler yapılması gerektiği konusunda kadınlara ipuçları verdi.
18.4.2019

42

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks