17 Haziran 2019 Pazartesi - 09:55:26

SON DAKİKA

HAYVANLAR ALEMİ

ENİS ÇANLI

23 Aralık 2018 Pazar | 803 Okunma

Ekonomi, siyaset, tarım, ticaret, vır, vır, dır, dır yazıp, zaten sıkkın başlayacak haftanın ilk iş gününde kafanızı şişirmeyelim.

  Bu aralar önüne gelenden sopa, tekme yiyen köpekler, boğazı sıkılan papağan, kuyruğu kesilen kediler yüzünden bir anda “hayvan sever” kesilen vatandaşlarımızın sayısında hızlı bir artış var.

  “Ne güzel, İsviçreliler gibi hayatımız oldu” demeye kalmadan cinayet gibi araba, tren kazaları, sokak kavgaları, hırsızlık, gasp, kadın cinayetleri, savaş çığlıkları, hevesimiz kursağımızda kalıverdi.

  Söz konusu hayvanlara şiddet uygulamaksa, vatandaşlar bir anda toplanıp, tepki koyuyorlar. Ya insanlara yaklaşım? “Köpek kadar haysiyetimiz kalmadı” desek yeridir.

                    KUŞ VE MUŞ

  Sizlere belgesel anlatmayalım, ama şunlar da oluyor hayatta.

  Amazon ormanlarında yaşayan bir çeşit erkek kuş aynı dala yan yana 6 adet yuva yapıp, altısına da ayrı, ayrı eş oturtuyor, üstelik ne yedi, ne de beş, illaki altı eş kuş” desem, “eşeğin aklına karpuz kabuğunu getirme” diyenleriniz çıkabilir.

  Amazonlu kuş kadar olmasa da, Muş’un bir mezrasında bir ev, sadece iki göz oda, bir eş, bir de “kuma”. Birisinden 8, diğerinden 11 çocuk boy, boy ellerinizden öper ve de “ben bu çocuklara yetişemiyorum, ey devlet neredesin” diyen insan-aygır karışımı bir yaratık baba müsveddesi.

  Bu da “Anadolu tipi belgesel”.

          İNSANLIĞIN LÜZUMU YOK!

  Trajikomik tiyatro oyununa konu olacak günleri yaşıyoruz.

  Kendi lisanımızda onore edecek veya hakaret edecek o kadar çok kelime varken, illa başına hep hayvan ismi getirmeyi tarih boyunca alışkanlık edinmişiz. Değer yargılarımız ise daha da tuhaf. Üçüncü şahısları överken de, döverken de değişik sıfatlar ve küfürler saydırırken hayvan isimlerinden esinleniliyoruz.

  Kısrak gibi kadın. Aslan gibi delikanlı. Balık gibi vücut, bülbül gibi şakıyor, kuğu gibi zarif, kaplan gibi cesur, tilki gibi kurnaz, kedi gibi sırnaşık, köpek kadar sadık, it oğlu it, eşek oğlu eşek, fil gibi acıktım, öküz gibi yiyor, ayı herif, yılan bakışlı kadın, zürafa gibi boyu var, deve gibi adam, fare suratlı, bukalemun gibisin”. Say, say bitmez.

  Sadece sıfatlar ve fiziki görüntü olsa iyi, ya yaptığı işlerle yakıştırılan sıfatlar. “Eşek gibi çalışır, tüccar değil, kurnaz tilki mübarek, tazı gibi koşuyor, seni çakal seni”.

  Allah’tan hayvanlardan daha üstün yeteneklerimiz var. Mesela hiçbir hayvan yalan söylemeyi ve dolandırmayı beceremiyor. Bu yüzden insanlığınızla ne kadar gurur duysanız azdır(!)

   BENDE FIKRA YAZARI OLDUM(?)

  Yaşananlardan ve gözlemlerimden yola çıkarak fıkra yazma denemeleri yapmaya başladım. Konumuz madem hayvanlar, bende onlardan esinlendim. Bakalım beğenecek misiniz?

  Mesela;

  Eşeğe mikrofon uzatıp sormuşlar:

  Biliyoruz inatçı hayvansın. Yalnız, bir o kadar da faydalısın. Senin sütün de, anne sütü kadar değerli. Sırtına semer vurulur, insan veya yükü düz, bayır dinlemez, gıkını çıkarmadan taşırsın.

  Peki; insanlar kavga ederken neden senin adın ile birbirlerine hakaret ederler?

  Cevap kısa:

  “eşekliklerinden”!

  ***

  Öküz bu, ne yapsanız adam olmaz, olmuyor. Tembellik had safhada. Tarlada çift sürerken kendini sıkmaz, ağır gider. Boş, boş bakar. Sahibini kızdırır. Sopadan korkmaz. Tek bildiği sağa sola kafa sallamak.

  Ona da mikrofon uzatıp, sormuşlar:

  Yahu, “olur, peki” der gibi her şeye iki de bir kafa sallamayı bırak, sen ne zaman adam olacaksın, be öküz?

  Ne bileyim? Herhalde sapla samanı ayırt etmesini öğrenince!

  ***

  Koyunlar otluyor. Çoban bir ıslık çalmış, hepsi hareketlenip, toplanmışlar.

  Spiker mikrofonu uzatıp sormuş:

  Uysal hayvanlarsınız, ne denilirse yapıyorsunuz. Çoban bağırıyor, köpek azarlıyor, yeri geliyor kurt kapıyor. Sütünüzü sağıyorlar, yününüzü kırpıp satıyorlar, sizi kesip yiyorlar, derinizi ayakkabı, ceket, yapıp giyiyorlar, gıkınız çıkmıyor. Neden?

  “Sahibimize sorun, o daha iyisini beceriyor”!

  Ne gibi?

  Oy kullanıyor!

  ***

  Maymun bacak, bacak üstüne atıp, eller ensede ağaca sırtını dayayıp oturmuş. Bir hayli de düşünceli.

  Hep daldan dala atlamasına alıştığımız hayvanının bu halini merak eden spiker sormuş:

  Hayrola bu ne hal maymun kardeş, hasta mısın?

  Yok, hayır! Düşünüyorum.

  Neyi?

  “Şu insanlar sıkışınca aynı anda nasıl olup da duymadım, görmedim, konuşmadım diye taklidimi yapmayı beceriyor. Ben deniyorum bir türlü olmuyor”!

  ***

  Eh. Ne diyeyim? Anlayana.

  Bu da internetten;

  Baba biz nasıl türedik?

  Maymunlardan oğlum.

  Anneee! Biz nasıl olduk?

  Adem ve Havva’dan türedik oğlum.

  Ama babam maymun dedi.

  O babanın sülalesi oğlum!

 

 

 

 

 

 

 

ENİS ÇANLI

23 Aralık 2018 Pazar | 803 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

ANA BORU PATLADI MAHALLE SU ALTINDA KALDI
SIYASET
Manisa'da şehre su veren ana borulardan birinin patlaması sonucu yollar çöktü, evleri su bastı
16.6.2019

78

BÜYÜKŞEHİR'İN ÇEVRECİ YATIRIMLARI GEDİZ'İ KORUYOR
SIYASET
MASKİ şuana kadar 118 milyon metreküp evsel nitelikli atıksuyu arıtarak sağlıklı bir şekilde Gediz ve Bakırçay'a deşarj etti
16.6.2019

81

ÖĞRENCİLERDEN HAYAT KURTARAN PROJE
SIYASET
Danışman öğretmenleri Mehmet Horozoğlu'nun lise yıllarında sobadan sızan karbonmonoksit gazı zehirlenmesinden etkilenen iki öğrenci, 4 aylık bir çalışmanın sonucunda hayat kurtaran bir projeye imza attı.
16.6.2019

89

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks