19 Nisan 2019 Cuma - 08:09:00

SON DAKİKA

HAL VE GİDİŞAT

ENİS ÇANLI

18 Kasım 2018 Pazar | 610 Okunma

Bugün pazartesi. Haftanın ilk iş günü.

  Bu sabah işine giderken sabırsızlananların sayısı toplamda yüzde 10, "keşke pazar olsa da gitmesem" diyenler yüzde 90 ise, ekonomik parametreleri uzman gözü ile yorumlasanız ne olur, yorumlamazsanız ne olur.

  Sanki ülkenin kaderi imiş gibi, ortalama 10 yılda bir "ekonomik şamar yemek" farz oldu. Yaş aldıkça nasır bağladık, adeta alıştık desek yeridir. Yürüyen ve işleyen diri ekonomilerin aksine, bizdeki bazı ekonomik değerlendirmeler çelişkili olmaya devam ediyor.

         İYİCE TUHAFLAŞTIK

  Mesela, işsizlik(yüzde11) bu kadar ekonomik kriz ve çalkantılara rağmen, daha da fazla yükselmiyor. Düşmesi de zaten acayip olurdu. İşin enteresan tarafı, bizdeki işsizliği kategorize edince ortaya çıkan tablo, tam bir trajikomik durum halini alıyor.

  Gizli işsiz yüzde 2, iş beğenmeyen yüzde 2, ücreti beğenmeyip iş arayan yüzde 1, vasıfsız işçi yüzde 5, işsiz olup, iş aramayan ise yüzde 2.

  Sektörlerin arayıp da bulamadığı vasıflı işçi sayısı ise, iş arayanların neredeyse yüzde 40’ı kadar. Böyle saçma istihdam ekonomisi olan bir ülke olur mu?

  Ama bireysel borçlar ve borçlanmalar hızla artıyor. Hem de yüksek faize rağmen. Al sana bir çıkmaz daha.

  Bu arada cari açığın ateşi birden düşüyor, döviz sepetindeki açık son iki ay da fazla vermeye başladı. Fazlalığı görünce kendimize çimdik mi atalım, tahtaya üç kere mi vuralım, anlamadım, gitti.

  Öte yandan makro ekonominin gidişatında kilit ve önemli rol oynayan ulusal bütçe açığı 65 milyar lira seviyelerinde açıklanınca insanın hevesi kursağında kalıyor.

  Bize fakülte de öğretilen, “karma bütçe şablonunda genel gelir tablosunun yüzde 6.5’unu aşan bütçe açığı varsa, ekonomik gidişatın iyiliğinden bahsedilemez” idi! 14 sene sonra, son 2 yılda ulusal bütçede  yüzde 8’ler seviyesini geçtik bile. Ne diyelim şimdi?

  Çok teknik terimlerle beyninizi yormaya ve ahkam kesmeye gerek yok.

  Bu ülkenin koşulları ve bizleri yönetenler, okuyan, okumayan herkesi "ayaklı ekonomist" yapmış vaziyette. Hatta yabancı menşeli bir banka reklamındaki gibi "ayakkabı boyacısı" bile, ekonomist edasıyla yorum yapıp, halkımızın aklı ile resmen dalga geçiyor. Ne de olsa "yüksek faizle yolunacak kazlar" bizleriz.

  Geçenlerde en çokta içişleri bakanımız güldürdü. Neymiş? Tıpkı uyuşturucu da olduğu gibi, "tefecilerle mücadele" edilecekmiş. Sayın bakan, gelin buralara da, özellikle çiftçi ve köylülere sorun, onlar kimler, bülbül gibi şakısınlar "ayaklı bankerlerimizi" size.

         GÜLE OYNAYA DOĞRU UÇURUMA

  Ateş üstünde düdüklü tencere unutulmaz! Unutulursa normal tencere gibi sadece içindeki yemek yanmaz. Kapağı basınçtan patlar, camlar kırılır, ankastreyi parçalar, duvarlara yanık yemekler yapışır. Kısacası mutfağa bomba düşmüş etkisi yapar.

  İşte ekonomimiz bu durumda. Aynen “düdüklü tencere”. Bana ister "felaket tellalı" deyin, isterseniz "kriz budalası". Size kalmış.

  Rakamlarla ve ürün yelpazesi ile oynayıp, manipülasyon yapıyorsanız, enflasyon düşük çıkar. Yıllarca yapıldı. Ne oldu? Bugün saklanamaz hale geldi. Adeta çuval-mızrak hikayesi gibi.

  Borç stokunuzu yüksek faizli iç istikraz bonoları satarak frenlemeye kalkışırsanız, faturayı sonra millet öder. Halka şirin gözükeceğim diye dolaylı bir takım vergilerde(KDV, ÖTV) indirim veya muafiyet yapıp, seçim üstü maaşları da arttırırsanız, bütçe açığınız bağıra, bağıra İMF'yi ülkeye davetiye çıkarır. Yok, "biz o defteri kapattık" derseniz, gider İngiltere'ye global aktörlerin bankalarında gizli kredi pazarlıkları yaparsınız.

  Daha da kötüsü, serbest piyasa ekonomisi adı altında "serbest düzen soygunu" ile bu halkı canından bezdirenleri polisiye tedbirlerle terbiye edeceğinizi sanıyorsanız, gideceğiniz adres "kriz mahallesi, protestolar sokak, kaos çıkmazıdır".

    KÜRESEL GÜÇLER UYUMUYOR

  15 Temmuz bir "iç savaş provası" idi.

  Türkiye halkı, CİA marifeti ve FETÖ kullanılarak, askeri ve polisi ile test edildi. Herkes gördü ki, bu ülkenin bekası için yemin eden ordusunun bir kısım mensupları utanmadan alçakça kendi meclisini bombaladı. Omzunda rütbesi olan askeri, bu ülkenin polisini, vatandaşını hiç acımadan katletti. Memleketin yarısı sokağa döküldü. Diğer yarısı da evinde televizyon karşısına oturdu, vurulanları seyretti.

  O günün suçlusu FETÖ idi. Ya bu günlerin suçlusu ekonomik kriz bahane edilerek birbirine giren ırkçı, mezhepçi geniş halk kitleleri olursa ne oluruz, ne yaparız acaba?

       

 

 

 

ENİS ÇANLI

18 Kasım 2018 Pazar | 610 Okunma

Site'de Ara

Köşe Yazarları

  • En Son Haberler

CAN GÜRKAN SERBEST KALIYOR
SIYASET
Soma Davası'nın tutuklu sanıklarından Can Gürkan hakkında şok bir gelişme yaşandı
18.4.2019

62

BAŞKAN ERGÜN İMARI ANKARA'YA GÖTÜRDÜ
SIYASET
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, seçim öncesi verdiği sözleri tutuyor… Başkan Ergün, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile imarı görüştü
18.4.2019

51

KADINLARA KAZANÇLI TİCARETİN ŞİFRELERİ ANLATILDI
GÜNDEM
MANİSA'nın Salihli Ticaret ve Sanayi Odası'nda (TSO) düzenlenen konferansta, finans uzmanı Dr. Sevilay Suyabatmaz ve Mali Müşavir Süreyya Dönmez, sürekli kazanç için neler yapılması gerektiği konusunda kadınlara ipuçları verdi.
18.4.2019

43

Anket

Manisa Olay Gazetesi'nin yeni web sitesini beğendiniz mi?
Çok beğendim
Beğendim
Beğenmedim
Hiç beğenmedim
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi
manisa'da kavga
manisa seçim sonuçları
cengiz ergün
manisa haberleri
manisa büyükşehir belediyesi

Künye      Reklam      İletişim      Yasal Uyarılar     

© Copyright 2015 Manisa Olay Gazetesi
Metinleri ve görsellerin izinsiz kullanılması yasaktır.

Tasarım & Uygulama : LMD Networks