Sağlık müdüründen kene uyarısı   

  Tedbir, kontrol ve müdahaleye dikkat edildiği sürece keneden korkulacak bir durumun olmadığını kaydeden Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Müjde İlgün, kenenin vücudun belirli yerlerini sevdiğini vurgulayarak, “Sıcak havayı daha çok seviyor. O yüzden bahar aylarında başlıyoruz bu konuyla ilgili bilgilendirmeler yapmaya, eğitimler vermeye. Okullarda öğrencilere anlatıyoruz ki en azından yaz aylarında aktif olup sahaya çıktıklarında onlarla temas ettiklerinde kişiler ne yapacaklarını biliyor olsunlar. Ama bu şu anlama gelmiyor. Virüs sadece bu ortamlarda yaşıyor diye bir şey yok. Örneğin biz 20 derecenin üstünde virüs aktif oluyor diyoruz ama kışın ortasında bile aktif olan yerler var. Dolayısıyla bununla ilgili net bir kaynak yok. Eğer ateş varsa, kanama varsa biz mutlaka bu konuyla ilgili alarm olma durumundayız hekimler olarak” dedi. 
  Keneyle ilgili vatandaşlar nezdinde iki büyük handikabın yaşandığına dikkat çeken İlgün, “Aslında korona virüsle aynı hatayı yapıyoruz. İki grup vatandaş var. Birinci grup olması gerekenden daha fazla hassas davranıyor. Yani kendini tamamen kapatıyor. Bağ, bahçeye, pikniğe hiçbir yere gitmiyor. Çocukların da gitmesine izin vermiyor. Bir grupta hiçbir şeye dikkat etmiyor. Aslında bizim istediğimiz her ikisi de değil. Bizim istediğimiz kontrol. Aynı bakanlığın dedi gibi keneyi hafife almayın, tedbiri elden bırakmayın. Tedbir, kontrol, müdahale. Bu üç şeye dikkat ettikten sonra aslında kene korkulacak bir şey değil. Çünkü kene hayatımızın bir parçası. Her tarafta kene var.  Türkiye’nin her bölgesinde, her sıcaklıkta farklı yüzlerce keneyle karşılaşıyoruz” dedi. 
  Keneye karşı alınması gereken önlemlerin olduğunu belirten İlgün, “Birincisi tedbir alacağız. İstediğimiz yere gideceğiz ama oturacağımız yer açık renk örtü olacak. Üzerimizdeki kıyafetler açık renk kıyafetler olacak. Olabildiğince kapalı giyineceğiz. Kapalıdan kastım şu. Mesela kenenin vücuda yapışmasını kolaylaştıracak açıklar bırakmayacağız. Pantolonumuzu paçasının içerisine sokmak bu açıdan önemli.  Çünkü kene uçamıyor. Kene sadece tırmanarak yüzeylere çıkabiliyor. Eğer pantolonun paçası açıksa aşağıdan girecek ve yukarılara doğru tırmanacak. Ve virüsün sevdiği yerler var. Nemli ortamları seviyor.  Sıcak ortamları yani yüzeye yakın damarların olduğu yeri seviyor.  Yapıştığında istediği gibi beslenebilsin. Dolaysıyla bacakların içine giriyor. Genelde görünmeyecek yerler nereleridir. Dizin arkasına hemen yapışıyor. Orada görünmüyor. Ya da yukarı çıkıyor, koltuk altına yapıyor. Saçta deriye giriyor. Enseye, kulak içine, kulak arkasına. Yapıştıktan sonra da orada besleniyor birkaç gün. Sonra da artık doyduktan sonra vücudu kanla dolduktan sonra kendini bırakıyor” diye konuştu. 
  Kenenin yapıştıktan sonra sürecin çok önemli olduğunu ifade eden İlgün, “Deriye yapıştıktan sonra bu keneyi çıkarmak istiyorsunuz. Üzerine işte kolonya, gaz yağı döküyorlar. Onu yaptığınız zaman ürkütmüş oluyorsunuz ve salgısını vermesini sağlıyorsunuz. O da sıkıntılı bir durum. O yüzden yapılacak olan şey şu kene gördünüz mü ilk yapacağınız şey hızlı bir şekilde vücuttan uzaklaştırmasını sağlamak. Ama hayvanı korkutmadan. Güzel bir cımbızla ne yapıyoruz. Çıplak elle dokunmadan bir bez ya da poşet yardımıyla çıkarıp atabiliriz. Baktınız içine girmiş iyice çıkaramıyorsunuz hayvanı. O zaman hemen bir sağlık kuruluşuna gidiyorsunuz. Onların özel aletleri var, o aletlerle çıkarıp atıyorlar. Bizim için vücuttan en çabuk şekilde uzaklaştırmak önemli. Müdahale kısmı böyle ama müdahale edebilmek için önce kenenin oraya yapıştığını fark etmek gerekiyor. Bunun içinde yapılacak tek şey var. Dışarı gittiniz, evinize döndünüz. Evde tam vücut kontrolü yapıyoruz. Görebildiğimiz yerleri kendimiz, göremediğimiz yerleri de eşimiz, dostumuz, yakınımız vasıtasıyla kontrolden geçirmeliyiz. Keneden korkmayacağız. Bağa da, bahçeye gideceğiz. Ama tedbirimizi alacağız, kontrollerimizi yapacağız. Yapıştığınız gördüğümüzde en kısa uzaklaştıracağız. Kene yapıştı, uzaklaştırdık. Sonraki 10 gün içinde halsizlik, iştahsızlık, ateş, kanama gibi bulgular ortaya çıktı. O zaman hemen bir sağlık kurumuna gideceğiz. Kontrollerimiz yapılacak. Çünkü Kırım Kongo öldürmüyor aslında. Ama kan kaybı öldürüyor. Kırım Kongo da erkenden yakalarsanız kişinin hasta olduğunu o kişiyi hemen hastaneye yatıyorsunuz. Kan kaybından ölmesini engelliyorsunuz. Vücut zaten kendi kendini toparlıyor. Kişiyi kurtarabilirseniz kurtuluyor ama son dönemde yakalarsanız artık yapacak bir şey yok kişiyi kaybediyoruz” dedi. 


                                         

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.