‘Hayat tercihlerden ibarettir.’ klişesinden daha çok  ‘Hayat cesaretten ibarettir.’ fikrine ne dersiniz?

Hayatımızın gidişatındaki değişiklikler çoğu zaman, sonucu ne olursa olsun ben bunu yapacağım kararlılığından doğmuştur. Bu kendinden emin olma hali bizi farklı deneyimlerin ve yaşamın başka yanlarını da öğreten kapıların eşiğine götürmüştür.

Bir anlık gözü karalık… O kadar… Dahası yok… Bir anlık yapabilir miyim kaygısına düşmeden, saf, olduğu haliyle verilen karar. Hepimizde olmuştur bu gözü karalık hali. Ve sonradan gelen iyi ki yapmışım takdiri. Sanırım bu hayattaki en tatmin edici cümle: Yaptım! Keşke ile de iyi ki ile de söylense o buram buram cesaret kokan ‘Yaptım!’ cümlesinden başka insana yaşadığını hissettiren cümle var mı?

Tarihe geçenler, konuşulanlar, hep bir şeyleri icra etmiş kişiler değil midir? Harekete geçmiş olanlardır bugün örnek aldıklarımız. Yerinde beklemek, isteğinin ayağına gelmesini umma acizliği yerine, hayal ettiklerine ulaşma gayretinde olmalı insan.

Gayret edilen yol tabii ki meşakkatli; fakat acabaların mantık süzgecinden geçmesini beklerken yola hiç çıkılamıyor. Yapılmak istenilene hiç yeltenmeme hali, olası olumsuz her ihtimalden daha kötü bir durumdur. İnsanın hayal ettiği hedefe ulaşması tabii ki çok güzel bir olay; fakat sonuç kadar süreç de önemlidir. O yolda gösterilen inanç, çaba, cesaret de bir o kadar mühimdir.

 Ne var ki yolu sadece izleyenler, yoldakilerden daha çok şey bilme ahmaklığını da gösterebiliyor. Sanırım eleştirilebilecek en kötü yanlarımızdan biri, tecrübe etmediğimiz birçok konuda akıl vermek, fikir sunmak. O konuda deneyim sahibi de olsak, bu özelliğimiz bize söz hakkı tanımaz. Çünkü bu hayatta her birimize özel bir yol çizilmiştir. Herkesin rotası farklıdır. Bu sebeple diyorum ki: ‘Herkesin dümeni kendine…’

 Dümeni eline alanlardan olmanızı temenni ediyor ve bu haftaki yazımı Orhan Veli’nin çok sevdiğim ‘Hürriyet’ şiiri ile sonlandırmak istiyorum.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle hoşça kalın…

Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iri pınarların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.