Türkiye koronavirüs salgını sürecinde, eğitimi gözden çıkarmaya hiç yanaşmadı. Çocuklarımız, gençlerimiz, gelecek nesillerimiz eğitimden kopmasın istendi. Çünkü eğitim, gelişen toplumların bel kemiğidir. Toplumlar ayakta kalmalarını eğitim ve öğretimin doğurduğu şeylere borçludur.

Anlıyorum. Yani bu eğitim ısrarcılığını anlayabiliyorum. Restoranlar, AVM’ler, kıraathaneler bile açıkken okulların açılmasını özellikle yadırgamıyorum çünkü eğitim, “yeni kuşakların toplum yaşamında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları edinmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım ediyor.” Aslında düşündüğümüzden daha önemli bir yeri var çocuklar için.

Uzaktan eğitim, sık sık ‘teknoloji çılgınlığı’ yaşanan günümüz dünyasında dahi ekonomik nedenlerle herkese ulaşamıyor ve ağaç gerçekten de yaşken eğiliyor. Otodidaktizm diye bir gerçek elbette var. Kendi kendine öğrenme... Ancak en verimli çağlarında bilgiye muhtaç küçük beyinlere sadece bu yeterli mi?

Madem koronavirüs, okulların tatil edilmesi noktasına geliyor. Madem önünü alıp salgını dizginleyemiyoruz. Eğitimi kenara köşeye atıp bırakamayız. Burada bana kalırsa en önemli nokta uzaktan eğitimden ziyade, aile içi eğitim.

Velilerin, ellerini taşın altına koyarak çocukların eğitiminde aktif rol alması gerekiyor. Çocuklarının ‘geleceği’ için kendi zamanlarından feragat etmeye yeltenmeyen veliler yok değil ancak zor zamanlardan geçiyoruz. Şimdi taşı sırtlamaz, Tai dağını görmezden gelirsek ihmalkârlığımızın meyvelerini onlarca yıl sonra toplamaya başlarız.

Çocukların, toplumun genel kurallarını öğrenmesi, adapte olması kısmını çoktan geçtim. Konuyu biraz daha kişisele indirelim. Eğitim, yoksullar için sermaye gibidir. Geleceğe yapılan ve değerlenmesi beklenen bir yatırım. Hiçbir şeyiniz kalmasa dahi kılıçtan daha yararlı bir şeye sahip olursunuz. Üniversite mezunu ‘tonlarca’ genç işsiz geziyor. Doğru.

 Şimdi işsiz olan o gençler ileride dünyayı değiştirecek. Belki bizler görmeyeceğiz ama şu anda içinde yaşanabilecek adil bir sistem icat edilmemiş durumda. Bana kalırsa kör topal idare ediyoruz ve kötünün en iyisini yapmak zorundayız. O nedenle çocuklara aile içinde en akılcı en doğru eğitimi vermek durumundayız bunun için kendimizi eğitmek zorunda olsak bile. 

Dünya ile olan bağları koparmadan, kendi üreten, yöneten, mutlak eşitliği olan zengin ve fakir kelimeleri sözlüklerden silinen bir ortam yaratmak şimdi bir hayal olsa da gerçekleşmesi için eğitim ilk dayanak olacak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.