Bir çalışana ödenebilecek en düşük ücretin devlet eliyle belirlenmesine asgari ücret diyoruz. Bu bir çalışana ödenebilecek en düşük maaş. Bir işçinin alması gereken en düşük emek karşılığı. Bir çalışana ödenebilecek en düşük ücret. Aylık emeğin EN DÜŞÜK karşılığı. Alınması gereken en az ücret.

Bunu tekrar tekrar, büyüterek yazmamın amacı aktif nüfusun yüzde 40’ından fazlasının, alınması gereken en düşük ücretle çalışıyor olması...

İşçisi, işvereni, işçi ailesi, emeklisi ve memuruyla dahi bütün kesimlerin gözü Aralık ayında belirlenmesi planlanan asgari ücrete çevrildi. Son dönemde ekonomide görülen negatif dalgalanmaların yanı sıra döviz kurundaki yukarı yönlü ani seyir ve birçok kaleme yeni yıl girmeden gelen yüksek oranlı zamların ardından asgari ücret için beklenti de hayli yüksek oldu.

Her sene olduğu gibi hükümet kesiminden asgari ücretin belirleneceği zamanın birkaç ay öncesinden açıklamalar yapılmaya başlandı. İşçi ve işveren sendikaları da yaptıkları açıklamalar ile adeta ekonomi treninin hızını düşürmeye çalıştı.

Geçtiğimiz gün Türk-İş, Hak-İş ve DİSK ortak bir açıklama yaparak asgari ücretin, ekonomik gelişmelerin de dikkate alınarak insana yakışır bir yaşam düzeyini sağlayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirtti.

“İnsan onuruna yaraşır bir asgari ücret” sloganıyla yola çıkan bu sendikalar, işveren sendikası ve hükümet yetkilileri ile bir masaya oturarak ‘pazarlık’ yapacak.

Yetkili isimlerin ağızlarından yapılan açıklamaların ardından kamuoyunda etkin olan birkaç senaryo gündeme gelip duruyor.

Bunlardan biri asgari ücrete son yılların en yüksek zammının yapılacağı... Ki bu da yaklaşık olarak yüzde 25-30 oranlarında hayat buluyor.

Söz konusu yüzde 30’luk bir artış ile asgari ücret, 3 bin 672 TL’nin biraz üstüne çıkıyor. Elbette işveren maliyeti ise aynı oranda yükseliyor.

Ankara kulislerinde dolanan bir başka iddia ise gelir vergisinde iyileştirme yahut asgari ücretliyi bu vergiden muaf tutma yoluna gidileceği yönünde.

Bu görüşün Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi tarafından öne sürüldüğü dillendiriliyor. Bu da asgari ücrete yapılacak bir zammın düşünülen vergi istisnası ile birlikte iyileştirilmiş bir seviyede olacağı anlamına geliyor.

Ancak, yeni asgari ücret çalışanın eline geçmeden belli kalemlerde yeniden zamlanma olacak. Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre yüzde 19,31'e çıkardı. Yalnız hissedilen enflasyonun bunun üstünde olduğu pazara çıkan herhangi biri tarafından dahi tahmin edilebiliyor.

Bu bağlamda kamuoyunda gözler asgari ücrete gelecek zamdan çok, bu asgari ücreti eritecek olan zamlara çevrildi.

Bir de elbette asgari ücrete gelecek yüksek bir artışın ardından işten çıkarma furyasının başlayıp başlamayacağı gündemde. Geçtiğimiz günlerde “yeni asgari ücretin ardından işten çıkarmalar olursa...” şeklindeki ifadeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘müsaade etmeyiz’ şeklinde yanıtladı.

Asgari ücret toplantıları başlıyor. Hayırlısı olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.